Güncel
Yeni Aile Hekimliği Bilgi Sistemi Sağlık Çalışanlarını Zorluyor
BDS’nin araştırmasına göre SB-AHBS sistemi sağlık çalışanlarının iş yükünü artırırken, hasta başına düşen süreyi ciddi oranda kısıtlıyor.
Sağlık Bakanlığı tarafından uygulamaya konulan Aile Hekimliği Bilgi Sistemi (SB-AHBS), aile sağlığı merkezlerinde iş yükünü artırdığı gerekçesiyle eleştirilerin odağına yerleşti. Birlik ve Dayanışma Sendikası (BDS) tarafından 75 ilde 3 bin 632 personelin katılımıyla yürütülen araştırma, sistemin sağlık hizmetlerinin işleyişinde ciddi aksamalara yol açtığını ortaya koydu.
İş Yükü ve Zaman Kaybı Artıyor
Eylül 2026 verilerine dayanan rapora göre, sağlık çalışanlarının yüzde 80,7’si hasta başına işlem süresinin uzadığını, yüzde 84,7’si ise çalışma koşullarının ağırlaştığını belirtti. Katılımcıların büyük çoğunluğu, bilgisayar başında geçirilen sürenin artması nedeniyle hastaya ayrılan vaktin kısıtlandığına dikkat çekti. Özellikle veri girişindeki kesintiler ve aynı bilgilerin tekrar girilme zorunluluğu, günlük iş akışını sekteye uğratan temel faktörler olarak öne çıktı.
Ebe ve Hemşireler Daha Fazla Etkilendi
Araştırma, aile hekimleri ile yardımcı sağlık personeli arasındaki deneyim farklarını da gözler önüne serdi. Program hızını yetersiz bulanların oranı aile hekimlerinde yüzde 53,6 seviyesindeyken, ebe ve hemşirelerde bu oran yüzde 75,4’e kadar yükseldi. Ayrıca, sistemin kilitlenmesi veya yavaşlaması gibi teknik sorunlar, ebe ve hemşirelerin yüzde 81’ini olumsuz etkiledi.
Veri Kaybı ve Koruyucu Sağlık Hizmetleri
Sistemdeki teknik eksiklikler kayıt güvenliğini de tehdit ediyor. Çalışanların yüzde 64,4’ü hasta bilgilerinde eksiklikler fark ettiğini, yüzde 50,2’si ise girilen verilerin sisteme kaydedilmediğini ifade etti. Çocuk aşı takibi ve gebe izlemleri gibi koruyucu sağlık hizmetlerinde ekran karmaşası yaşanması, hizmet kalitesinde düşüşe neden oluyor. BDS Genel Başkanı Dr. Ahmet Mehlepçi, sistemin yalnızca yazılımsal bir tartışma olmadığını, koruyucu sağlık hizmetlerinin sürekliliğini doğrudan etkilediğini vurguladı. Sendika, Sağlık Bakanlığı’ndan sahadaki aksaklıkların giderilmesini ve sistem geliştirme süreçlerine sağlık çalışanlarının dahil edilmesini talep ediyor.
Güncel
Blaundos Antik Kentinde 250 Metrelik Kutsal Duvar Gün Yüzüne Çıktı
Uşak’taki Blaundos Antik Kenti’nde 250 metre uzunluğunda, 2500 yıllık kutsal alan duvarı keşfedildi. Kazılarda Roma dönemine ait adak sikkeleri bulundu.
Uşak’ta bulunan ve Büyük İskender döneminde kurulan Blaundos Antik Kenti‘nde devam eden kazı çalışmaları, bölgenin tarihine ışık tutan yeni bulguları ortaya koydu. Uşak Müzesi Müdürlüğü başkanlığında yürütülen arkeolojik kazılarda, kentin en önemli yapılarından biri olan Kuzey Tapınağı’nı çevreleyen yaklaşık 250 metre uzunluğunda temenos duvarı tamamen açığa çıkarıldı.
Helenistik Döneme Ait İzler Bulundu
Kazı çalışmalarını yürüten ekip, tapınağın kutsal alanını çevreleyen bu duvarın, tapınak yapısından daha eski bir döneme ait olduğunu belirledi. Yapılan incelemelerde, yaklaşık 2500 yıl öncesine tarihlenen duvarın yanı sıra tapınağa su sağlayan hatlar da gün yüzüne çıkarıldı. Temel kazıları sırasında Helenistik döneme işaret eden bulgulara rastlanırken, Roma dönemine ait sikkeler bölgedeki adak geleneğini kanıtladı.
Kazı Başkanı İlhan Çavuş, tapınak alanında bulunan sikkelerin, vatandaşların o dönemde dileklerini paralarla adadıklarını gösterdiğini vurguladı. Sosyal alan ile kutsal alanı birbirinden ayıran temenos duvarının içindeki her varlığın döneminde kutsal kabul edildiği ifade edildi. Yılda yaklaşık 350 bin ziyaretçiyi ağırlayan antik kentte yürütülen bu çalışmalar, bölge turizmi için stratejik önem taşıyor.
Güncel
OYAK TEKNOFEST sahnesinde yerli teknoloji gücünü sergiliyor
OYAK, TEKNOFEST’te Milli Denizaltı Projesi’nde kullanılan HY-100 çeliği ve elektrik sacı üretimine dair stratejik hamlelerini duyurdu.
Şanlıurfa GAP Havalimanı’nda kapılarını açan TEKNOFEST Güneydoğu, savunma ve teknoloji sektörünün öncü kuruluşlarını ağırlıyor. Festivalde yer alan OYAK, milli üretim kapasitesini ve Türkiye’nin teknolojik bağımsızlığına sunduğu katkıları kamuoyuyla paylaşıyor.
Milli Denizaltı Projesi’nde yerli çelik dönemi
OYAK Genel Müdürü Murat Yalçıntaş, kurumun stratejik yatırımları arasında yer alan HY-100 çeliği üretiminin önemine dikkat çekti. Ereğli’deki tesislerde üretilen bu yüksek mukavemetli malzeme, Milli Denizaltı Projesi (MİLDEN) kapsamında kullanılarak denizaltıların daha derin sulara erişebilmesine olanak tanıyor. Yalçıntaş, yurt dışından temin edilemeyen bu teknolojik seviyedeki ürünün, Türkiye’nin deniz savunmasındaki operasyonel kapasitesini doğrudan artırdığını belirtti.
Elektrikli araç teknolojisinde kritik eşik
Grup, Romanya’daki tesislerinde gerçekleştirdiği yatırımlarla elektrikli motorlar, jeneratörler ve transformatörlerin temel bileşeni olan elektrik sacı üretiminde çıtayı yükseltiyor. Üretim sürecinde çeliğin kalınlığını 0,1 milimetreye kadar düşürmeyi hedefleyen OYAK, bu teknolojiyle Türkiye’yi dünyada bu hassasiyette üretim yapabilen 5-6 ülkeden biri konumuna taşıyacak.
Çift kullanımlı teknolojilere odaklanılıyor
OYAK, savunma sanayisinin yanı sıra sivil sektörlere de hitap eden çift kullanımlı teknolojilere ağırlık veriyor. Üretilen özel vasıflı çelikler, milli uçak gemisi, ALTAY tankı ve çeşitli kara araçlarının yanı sıra madencilik ve elektrikli araç sektörlerinde de tercih ediliyor. Kurum, önümüzdeki dönemde Türkiye’de henüz bulunmayan yüksek teknoloji odaklı yeni yatırımları hayata geçirmeyi planlıyor.
Güncel
İkinci el pazarından aldığı kase Ming Hanedanı dönemi eseri çıktı
Connecticut’ta 35 dolara alınan kasenin Ming Hanedanı’na ait nadir bir imparatorluk porseleni olduğu belirlendi ve milyonlarca liraya satıldı.
ABD’nin Connecticut eyaletinde bir bahçe satışından 35 dolara satın alınan porselen kase, yapılan incelemeler sonucunda Ming Hanedanı dönemine ait nadir bir eser olarak tescillendi. 2020 yılında gerçekleşen bu alışverişin ardından Sotheby’s müzayede evine ulaştırılan parça, açık artırmada 721 bin 800 dolara alıcı buldu.
Tarihi Eserin Kökeni ve Özellikleri
Sotheby’s uzmanları Angela McAteer ve Hang Yin, eserin 15. yüzyılın başlarında, İmparator Yongle döneminde Jingdezhen fırınlarında üretildiğini doğruladı. Yaklaşık 16 santimetre çapındaki kase, nilüfer goncasını andıran formu ve üzerindeki nar, şakayık ve kasımpatı motifleriyle dikkat çekiyor.
Dünyada Sadece Yedi Örneği Var
Uzmanlar, dünyada bu nitelikte bilinen sadece yedi kase örneği bulunduğunu belirtti. Diğer eserler Taipei Ulusal Saray Müzesi, Tahran’daki İran Ulusal Müzesi ve Londra’daki çeşitli koleksiyonlarda korunuyor. New York’ta gerçekleştirilen açık artırmada 15 farklı teklif alan eser, müzayede komisyonu dahil 721 bin 800 dolarlık nihai bedelle satıldı.
-
Dünya5 yıl agoTürkiye’deki tatil köylerinde çıkan yangınlar nedeniyle turistler tahliye edildi
-
Magazin5 yıl agoHong Kong’daki En İyi Yerler: Gezginlerin Seyahat Notları
-
Güncel2 yıl agoDünya Avşarlar Derneği’nden Mersin İl Jandarma Komutanlığına Ziyaret
-
Magazin5 yıl agoJaponya’nın kiraz çiçeği mevsimi bu yıl erken gelebilir
-
Magazin5 yıl agoDeniz kenarındaki Hırvat şehrinde her şey var: Dubrovnik
-
Magazin5 yıl agoDünya genelinde kayak yapmak için en iyi yerler
-
Magazin5 yıl agoGece Hayatı ve Partiler İçin Dünyanın En İyi Şehirleri
-
Yaşam9 yıl ago
These ’90s fashion trends are making a comeback in 2017
