Connect with us

Güncel

Otoyol ve Köprülerin Özelleştirilmesi Sürecinde Kritik Sorular

Cumhurbaşkanı kararıyla özelleştirme kapsamına alınan köprü ve otoyollar için işletme hakkı devri süreci ve dikkat çeken beş temel şart.

Published

on

Otoyol ve Köprülerin Özelleştirilmesi Sürecinde Kritik Sorular

5 Eylül 2026 tarihli Cumhurbaşkanı Kararı ile 15 Temmuz Şehitler Köprüsü, Fatih Sultan Mehmet Köprüsü ve sekiz otoyolun işletme hakkının devri gündeme geldi. Özelleştirme İdaresi’ne hazırlık ve ihale yetkisi veren düzenleme; kiralama, işletme hakkı devri veya gelir ortaklığı yöntemlerinin önünü açıyor. 31 Aralık 2031 tarihine kadar tamamlanabilecek işlemler, sözleşme süresini 30 yıl ile sınırlandırıyor.

Süreçte Belirsizlikler ve Kamu Beklentisi

Hükümetin özelleştirme programına aldığı varlıklar, halihazırda kamu kaynaklarıyla inşa edilmiş ve Karayolları Genel Müdürlüğü tarafından işletilen altyapıları kapsıyor. Henüz imzalanmış bir sözleşme veya açıklanmış bir ücret formülü bulunmuyor. Hazine ve Maliye Bakanlığı, otoyollardan elde edilen gelirin bakım ve operasyon giderleri düşüldüğünde 600 milyon dolar kâr olarak nitelendirilemeyeceğini belirterek, yıllık yaklaşık 300 milyon doların işletme maliyetlerine gittiğini vurguluyor.

Doğru Bir Model İçin Beş Temel Şart

Uzmanlar, kamu varlıklarının devrinde ekonomik verimliliğin sağlanması için beş temel kriterin kritik olduğunu belirtiyor. Bu şartlar arasında bağımsız değerleme raporlarının yayımlanması, rekabetçi ihale süreçlerinin işletilmesi ve gelir veya döviz garantisi verilmemesi yer alıyor. Ayrıca, elde edilecek devir gelirinin genel bütçede eritilmek yerine, denetime tabi bir Ulusal Altyapı ve Deprem Dayanıklılık Fonu’na aktarılması gerektiği ifade ediliyor.

Özelleştirme süreci, 2024 yılında 570 milyonun üzerinde aracın geçiş yaptığı öngörülebilir bir kullanıcı tabanına dayanıyor. Sözleşme şartlarının ve yatırım takviminin şeffaf bir şekilde paylaşılması, kamu yararının korunması adına en önemli beklenti olarak öne çıkıyor. Alternatif ücretsiz yolların korunması ve ücret artışlarına tavan getirilmesi, vatandaşın tekel niteliğindeki işletmecilere karşı korunması için elzem görülüyor.

Güncel

Roma İmparatorluğu yol ağında İstanbul ve Ankara merkezi konumda

Yeni bir dijital analiz, Roma İmparatorluğu’nun ulaşım ağında İstanbul ve Ankara’nın Roma’dan daha merkezi bir konumda olduğunu kanıtladı.

Published

on

By

Roma İmparatorluğu yol ağında İstanbul ve Ankara merkezi konumda

Avrupa’daki üniversitelerden araştırmacılar, yaklaşık 2 bin yıl önce inşa edilen 299 bin kilometrelik Roma İmparatorluğu kara yolu ağını dijital ortamda analiz etti. Çalışma, imparatorluk dönemi ulaşım sisteminde Roma’dan daha merkezi konumda bulunan kentleri gün yüzüne çıkardı.

İstanbul ve Ankara stratejik merkezler

Araştırma sonuçlarına göre, Byzantium (İstanbul), Antiochia (Antakya), Ancyra (Ankara) ve Corinth (Korint) şehirleri, imparatorluk ölçeğinde kara ulaşımının ana geçiş noktaları olarak öne çıkıyor. Aarhus Üniversitesi’nden Doç. Dr. Tom Brughmans, İstanbul’un Avrupa ve Asya trafiğini birbirine bağlayan konumuyla imparatorluğun en merkezi noktalarından biri olduğunu vurguladı.

Queen Mary University of London’dan Matteo Mazzamurro, İstanbul’un iki kıtayı birbirine bağlayan doğal bir köprü görevi gördüğünü belirtti. Antik Ancyra’nın ise Galatia eyaletinin başkenti olarak Anadolu’daki doğu-batı trafiğini yapılandıran kritik bir merkez olduğu ifade edildi.

Tarihsel süreklilik ve askeri ağlar

Uzmanlar, modern kara yolu ağlarının önemli bir kısmının Roma döneminden kalan güzergâhları takip ettiğini saptadı. Dr. Adam Pazout, bu ağların büyük bölümünün askeri ihtiyaçlara göre şekillendiğini, özellikle Ren, Tuna ve Fırat sınırları ile Toros Dağları boyunca stratejik yollar inşa edildiğini açıkladı. Türkiye’de yürütülen arkeolojik çalışmalarda her yıl mil taşları ve antik yol bağlantılarına dair 400 ile 500 arasında yeni yazıtın gün yüzüne çıkarıldığı belirtiliyor. Oluşturulan 299 bin kilometrelik dijital veri seti, Itiner-e adlı açık veri platformu üzerinden erişime sunuldu.

Continue Reading

Güncel

Şarkıcı Güllü davasında kızı Tuğyan Ülkem Gülter hakim karşısında

Şarkıcı Güllü’nün ölümüne ilişkin davada kızı Tuğyan Ülkem Gülter ilk kez hakim karşısına çıktı. Gülter, annesinin düşme anını görmediğini savundu.

Published

on

By

Şarkıcı Güllü davasında kızı Tuğyan Ülkem Gülter hakim karşısında

Şarkıcı Güllü’nün ölümüne ilişkin açılan davada, tutuklu sanık ve sanatçının kızı Tuğyan Ülkem Gülter, İstanbul’daki mahkemede ilk kez savunma yaptı. Gülter, hakkındaki suçlamaları reddederek olay anında yaşananları anlattı.

Olay günü yaşananlar

Gülter, savunmasında Sultan Nur Ulu ile markete gidip eve döndüklerini, gün içerisinde bakıcı görüşmeleri yaptıklarını belirtti. Kendi hattının kapalı olması nedeniyle iletişim için başkalarının telefonlarını kullandıklarını ifade eden sanık, annesinin o gün yemek yemediğini ve evde alkol alıp film izlediklerini söyledi.

Düşme anına dair iddialar

Olay anında gardırobun yanında olduğunu belirten Gülter, annesinin önce Sultan Nur Ulu’yu, ardından kendisini tutarak hareket ettirdiğini öne sürdü. Arkasının dönük olduğunu belirten sanık, büyük bir ses duyduğunu ve annesinin düşüşünü görmediğini iddia etti. Gülter, sosyal medyada özel hayatına dair yapılan paylaşımlar nedeniyle mağdur olduğunu savunarak gözyaşı döktü.

Continue Reading

Güncel

Bakan Şimşek Fon Mağdurları İçin Ödeme Sürecini Değerlendirdi

Bakan Mehmet Şimşek, fon soruşturmasında yatırımcılara yapılacak ödemeler için harekete geçildiğini ve sermaye piyasalarının güçlendirileceğini belirtti.

Published

on

By

Bakan Şimşek Fon Mağdurları İçin Ödeme Sürecini Değerlendirdi

Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, devam eden fon soruşturmasına ilişkin açıklamalarda bulundu. Yatırımcıların mağduriyetinin giderilmesi adına kurumların koordineli bir şekilde çalıştığını belirten Şimşek, yatırımcılara mümkün olan en kısa sürede ve en yüksek düzeyde ödeme yapılabilmesi için gerekli adımların atıldığını duyurdu.

Hukuki Süreç ve Ekonomik Dayanıklılık

Mehmet Şimşek, Adalet Bakanlığı tarafından yürütülen hukuki sürecin, yatırımcı haklarını koruma ve sorumluların hesap vermesini sağlama amacı taşıdığını vurguladı. Küresel piyasalardaki savaş ve zorlu koşullara rağmen Türkiye ekonomisinin direncini koruduğunu ifade eden Bakan, makroekonomik temellerin güçlendirildiğini belirtti.

Sermaye Piyasalarında Hedeflenen Yapı

Enflasyondaki düşüş eğiliminin sürdüğüne dikkat çeken Şimşek, cari açığın milli gelire oranının yüzde 2,6 seviyesinde olduğunu açıkladı. Kamu borcunun GSYH’ye oranının yüzde 22 ile gelişmekte olan ülkelerin üçte biri seviyesinde kaldığını belirten Şimşek, alınan yeni tedbirler sayesinde sermaye piyasalarının daha sağlıklı ve dayanıklı bir yapıya kavuşacağını ifade etti.

Continue Reading

Trending

Copyright © 2017 Zox News Theme. Theme by MVP Themes, powered by WordPress.

magazin haberleri